Türkiye'de Kayıt Yasaları: Tüm Tarafların Rızası, TCK Cezaları ve KVKK (2026)

Türkiye Kayıt Rızasını Nasıl Sınıflandırır
Türkiye, özel kayıtlar bakımından tüm tarafların rızası standardını uygular. Bir görüşmeye dâhil olan her kişinin, kaydın hukuka uygun şekilde yapılabilmesi için önceden onay vermesi gerekir. Bu kural telefon görüşmelerine, yüz yüze konuşmalara, görüntülü sohbetlere ve diğer her türlü özel iletişim biçimine uygulanır.

Bu düzenlemenin hukuki temeli, 26 Eylül 2004 tarihinde kabul edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yer almaktadır. "Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" başlığı altında toplanan 132 ila 138. maddeler, ilgili suçları düzenlemektedir. Kanunun tam metni, Türkiye'nin resmi mevzuat veritabanı olan mevzuat.gov.tr adresinde yayımlanmaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri (federal düzeyde) veya Brezilya gibi tek taraf rızası uygulayan ülkelerin aksine, Türkiye bir katılımcının kendi görüşmesini gizlice kaydetmesine izin vermez. Karşı tarafa haber vermeden kayıt düğmesine basmak bile cezai sorumluluğu doğurmaya yeterlidir. 133/2. madde, bunu yapan katılımcılar için özel olarak biraz daha hafif bir suç öngörmektedir; ancak bu fiil yine de suç teşkil etmeye devam eder.
Bu makale yalnızca Türkiye hukukunu ele almaktadır. Başka hiçbir ülkenin kayıt rızası kurallarına değinmemektedir. ABD eyalet yasaları için bkz. ABD kayıt yasaları merkez sayfası.
TCK Madde 132: Haberleşmenin Gizliliğini İhlal
Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesi, teknolojik araçlarla gerçekleştirilen özel iletişime yapılan müdahaleyi hedef almaktadır. Bu kapsam telefon görüşmelerini, e-postaları, kısa mesajları, faks iletimlerini ve internet tabanlı mesajlaşma platformlarını içerir.
Temel Suç
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalır. Kanun, iletişimin tanınan bir araç üzerinden gerçekleşmesini şart koşar. Yüz yüze yapılan görüşmeler 132. madde kapsamına girmez; bunlar ayrıca 133. madde altında ele alınmaktadır.
Kayda Bağlı Ağırlaştırıcı Neden
Haberleşmenin gizliliğinin ihlali, içeriğin kayda alınmasını da içeriyorsa ceza bir kat artırılır. Uygulamada bu, ceza aralığını iki katına çıkarmaktadır. Kaydetmeye yetkisi olmadığı bir telefon görüşmesini kaydeden kişi, fiilen 2 ila 6 yıllık bir ceza aralığıyla karşılaşır.
Haberleşme İçeriğinin İfşası
132/3. fıkra, ayrı ancak ilişkili bir suçu düzenlemektedir. Kişiler arasındaki haberleşme içeriğini hukuka aykırı şekilde ifşa eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Bu hüküm, içeriği hukuka uygun şekilde elde etmiş olan kişi için de geçerlidir. Özel bir telefon görüşmesini sosyal medyada paylaşmak, gizli mesajları üçüncü kişilere iletmek veya kaydedilmiş görüşmeleri yayımlamak bu yasak kapsamına girer.
Bu suç yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Savcının, sanığın bilerek ve isteyerek hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Kazara yapılan kayıtlar veya istemeden gerçekleşen ifşalar bu eşiği karşılamaz.
TCK Madde 133: Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması
- madde, kayıt yasaları açısından en doğrudan ilgili hükümdür. Bu madde, herhangi bir telekomünikasyon aracının araç olarak kullanılmadığı yüz yüze konuşmaları ve özel toplantıları kapsar. Önemli olan nokta, maddenin gizlice dinleme yapan üçüncü kişiler ile kendi görüşmesini gizlice kaydeden katılımcılar arasında hukuki bir ayrım yapmasıdır.
Cihazla Dinleme (133/1. Fıkra)
Kişiler arasındaki özel konuşmaları, bu kişilerden herhangi birinin rızası olmaksızın bir dinleme cihazı kullanarak dinleyen kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Aynı ceza, bu tür konuşmaları bir ses kayıt cihazı kullanarak kaydeden kişi için de geçerlidir.
Bu, tüm tarafların rızası ilkesinin temelini oluşturan hükümdür. "Bu kişilerden herhangi birinin rızası olmaksızın" ifadesi, tüm katılımcıların izin vermesi gerektiği anlamına gelir. Tek bir kişinin rıza göstermemesi dahi kaydı hukuka aykırı hâle getirir.
Katılımcının Kendi Görüşmesini Kaydetmesi (133/2. Fıkra)
Özel bir konuşmanın bizzat tarafı olan ve bu konuşmayı diğer katılımcıların bilgisi ve rızası olmaksızın kaydeden kişi, 133/2. fıkra uyarınca ayrı ve daha hafif bir suçla karşı karşıya kalır. Ceza, 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Bu, Türk kayıt hukukunun en sık yanlış anlaşılan yönlerinden biridir. Birçok kişi, kendi görüşmesini kaydetmenin ya (tek taraf rızası kuralında olduğu gibi) tamamen hukuka uygun olduğunu ya da üçüncü kişi tarafından yapılan gizli dinlemeyle aynı 2 ila 5 yıllık cezayı gerektirdiğini varsaymaktadır. İkisi de doğru değildir. Katılımcının işlediği fiil yine de bir suçtur; ancak kanun koyucu bunu, başkasının görüşmesine müdahale etmekle zaten taraf olunan bir görüşmeyi kaydetmek arasındaki farkı yansıtacak şekilde, dışarıdan yapılan gözetlemeye kıyasla daha az ağır olarak değerlendirmiştir.
Uygulamada bu durum, katıldığı bir toplantıyı gizlice kaydeden bir iş insanının 133/1. fıkra değil 133/2. fıkra kapsamında ve daha düşük bir ceza aralığıyla cezai sorumluluk taşıyacağı anlamına gelir. Ancak bu kişi kaydı daha sonra paylaşırsa, 133/3. fıkra tüm ağırlığıyla uygulanır.
Toplantı veya Konferansın Kaydedilmesi (133/2. Fıkra)
Kamuya açık olmayan bir toplantı veya konferans sırasında yapılan konuşmayı, diğer konuşmacıların rızası olmaksızın bir ses kayıt cihazıyla kaydeden kişi de 133/2. fıkra kapsamına girer ve 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla karşılaşır. Özel iş toplantıları, kapalı kapılar ardında yapılan konferanslar ve benzeri toplantılar bu hüküm kapsamındadır.
Kayıtların Yayılması (133/3. Fıkra)
-
veya 2. fıkrada tanımlanan fiillerle elde edilen kayıtları üçüncü kişilere dağıtan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile birlikte 4.000 güne kadar adli para cezasına çarptırılır. Bu hüküm, ilk kaydın herhangi bir şekilde hukuka uygun olması hâlinde dahi uygulanır. Kaydın başkalarına yayılması fiili, bağımsız olarak suç teşkil eder.
-
ve 133. maddeler arasındaki ayrım büyük önem taşır. 132. madde, bir araç (telefon, internet, posta) üzerinden yapılan iletişimi kapsar. 133. madde ise doğrudan, yüz yüze yapılan konuşmaları kapsar. Her iki madde de tüm tarafların rızasını şart koşar. Her ikisi de hapis cezası içerir.
TCK Madde 134: Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali
- madde, yalnızca konuşmaların ötesinde özel hayatın daha geniş alanını korumaktadır. Bu madde, bir kişinin özel alanına ait faaliyetlerin görüntü yakalanmasını, video kaydını, fotoğraflanmasını ve ses kaydını kapsar.

Temel Suç (134/1. Fıkra)
Bir başkasının özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Suç, kaydın yapıldığı anda tamamlanmış olur. Mahkûmiyet için kaydın dağıtılması veya paylaşılması şart değildir.
Kayda Bağlı Ağırlaştırıcı Neden
Özel hayatın gizliliğinin ihlali görüntü veya ses kaydı yoluyla gerçekleşiyorsa ceza iki katına çıkarılır ve fiilen 2 ila 6 yıllık bir aralık ortaya çıkar. Birinin evine gizli kamera yerleştirmek, bir kişiyi özel bir ortamda rızası olmadan kaydetmek veya mahrem faaliyetlerin görüntülerini yakalamak bu artırılmış cezayı gerektirir.
Özel Görüntü veya Seslerin İfşası (134/2. Fıkra)
Bir kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı şekilde ifşa eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Bu hüküm, gizlice kaydedilen materyalin sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları veya geleneksel medya dâhil olmak üzere herhangi bir kanal üzerinden dağıtılmasını kapsar.
Şikâyet Süresi
134/1. fıkra kapsamında şikâyette bulunma süresi 6 aydır. Bu süre, mağdurun kayıttan ve kaydı yapan kişinin kimliğinden haberdar olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.
TCK Madde 135 ve 136: Kişisel Verilere İlişkin Suçlar
Kayıtlar çoğu zaman kişisel veri içerir. 135. ve 136. maddeler, bu verileri elde eden veya dağıtan kişiler için ikinci bir cezai sorumluluk katmanı öngörmektedir.
Madde 135: Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Kaydedilmesi
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Türk hukuku kişisel veriyi geniş bir şekilde tanımlar: kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi. Bir ses kaydı, bir fotoğraf, bir video klibi, biyometrik veriler ve hatta bir telefon numarası dahi bu kapsama girer.
Madde 136: Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Aktarılması veya Ele Geçirilmesi
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak başka bir kişiye veren, yayan veya ele geçiren kişi, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşır. Bu hüküm, verilerin toplanmasının ardından gerçekleştirilen işlemleri hedef almaktadır.
Söz konusu kişisel veri, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 236. maddesinin 5. ve 6. fıkraları uyarınca kaydedilen beyan veya görüntüleri içeriyorsa, 136. madde uyarınca ceza iki katına çıkarılır.
- madde, şikâyete bağlı bir suç değildir. Savcılar, mağdurun şikâyeti olmaksızın da soruşturma başlatabilir.
TCK Madde 137: Nitelikli Hâller
- madde yeni bir suç ihdas etmemektedir. Bunun yerine, 132 ila 136. maddelerde tanımlanan suçların ağırlaştırıcı koşullar altında işlenmesi hâlinde bu suçlara verilecek cezaları artırmaktadır.
132 ila 136. maddelerdeki herhangi bir suça verilecek ceza, suçun aşağıdaki şekillerde işlenmesi hâlinde yarı oranında artırılır:
-
Görevinin sağladığı yetkiyi kötüye kullanan bir kamu görevlisi tarafından işlenmesi. Bu kapsama polis memurları, kamu görevlileri, askeri personel, istihbarat mensupları ve kamu otoritesi taşıyan diğer kişiler girer. Ağırlaştırıcı unsur, yalnızca kamu görevinde bulunmak değil, kişinin resmi görevini kötüye kullanmasıdır.
-
Örgütsel veya kurumsal araçlar kullanan kişiler tarafından işlenmesi. Bir şirket bünyesinde faaliyet gösteren özel dedektif, gözetim araçları kullanan bir hukuk bürosu veya çalışanlarına yetkisiz izleme yapmaları talimatını veren bir kurum, bu alt fıkra kapsamında ağırlaştırılmış cezayla karşılaşabilir.
Uygulamada bu, 133/1. fıkrayı ihlal ederek özel konuşmaları kaydeden bir kamu görevlisinin, 2 ila 5 yıllık temel cezanın yüzde 50 fazlasıyla karşılaşacağı ve fiilen 7,5 yıllık bir üst sınırla karşı karşıya kalacağı anlamına gelir. Aynı ilke, 132 ila 136. maddelerdeki suçların her biri için geçerlidir ve bu suçların zaten ağır olan sonuçlarını daha da artırır.
- madde, aşağıda ele alınan "polisin kaydedilmesi" sorunuyla da kesişmektedir. Vatandaşlar artık kamu görevi yürüten polisi kaydedebilseler de (2025 tarihli Danıştay kararı uyarınca), TCK'nın 132-136. maddelerini ihlal ederek vatandaşları gizlice kaydeden polis memurları, tam da resmi statüleri nedeniyle 137. madde kapsamındaki ağırlaştırılmış sorumlulukla karşı karşıya kalır.
TCK Madde 138: Verileri Yok Etmeme
- madde, ayrı ancak ilişkili bir yükümlülüğü ele almaktadır: kişisel verilerin kanun veya mahkeme kararı gereği silinmesi gerektiğinde, bunun yapılmaması ayrı bir suç teşkil eder.
Mahkeme kararıyla silme talimatı alan veya ilgili mevzuat uyarınca veri saklama süreleri dolmuş olan ve söz konusu kayıtları silmeyen veri sorumluları, 138. madde uyarınca cezai sorumlulukla karşı karşıya kalır. Bu hüküm, belirtilen amacın ötesinde çağrı kayıtlarını saklayan işletmeler, çalışan gözetim görüntülerini kendi politikasının izin verdiğinden daha uzun süre tutan işverenler ve bir KVKK Kurulu silme kararı kapsamında faaliyet gösteren her kuruluş açısından önem taşımaktadır.
Meşru Savunma İstisnası: Gizli Kaydın Hukuka Uygun Olabileceği Durumlar
Türkiye'nin tüm tarafların rızası kuralı katıdır; ancak mutlak değildir. Türk mahkemeleri, Ceza Kanunu'nun genel savunma hükümlerine dayanan dar kapsamlı bir istisna geliştirmiştir.
TCK Madde 25: Meşru Savunma
25/1. fıkra, kendisine veya bir başkasına ait bir hakka yönelik, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırıyla orantılı ve savunma zorunluluğu içinde bertaraf eden kişinin cezalandırılmayacağını hükme bağlamaktadır.
TCK Madde 26: Hakkın Kullanılması ve Rıza
26/1. fıkra, hakkını kullanan kişinin cezalandırılmayacağını belirtir. 26/2. fıkra ise, üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olarak açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kişinin cezalandırılmayacağını eklemektedir.
İstisna Uygulamada Nasıl İşler
Yargıtay, gizli bir kaydın ne zaman hukuka uygun bir hak kullanımı veya meşru savunma niteliği taşıyacağına ilişkin ölçütler belirlemiştir. Genellikle aşağıdaki koşulların tamamının sağlanması gerekir:
-
Kayıt sırasında, kaydı yapan kişiye veya yakınlarına karşı bir suç işlenmekte olmalıdır. Tehdit, gasp, şantaj, cinsel taciz veya darp bu kapsamda en sık karşılaşılan suçlardır.
-
Suç teşkil eden fiil aniden gelişmeli ve önceden kolluk kuvvetleriyle iletişime geçme imkânı bulunmamalıdır.
-
Kayıt, suçu belgelemenin ve ispatlamanın tek pratik yolu olmalıdır. Başka delil elde etme imkânı bulunmamalı veya yetersiz kalmalıdır.
-
Kaydı yapan kişi, kayıt için bir bahane yaratmak amacıyla durumu planlamamış, kışkırtmamış veya tertiplememiş olmalıdır.
-
Kayıt yalnızca suçu hukuki işlemlerde ispatlamak amacıyla kullanılmalı; üçüncü kişilerle paylaşılmamalı veya yayımlanmamalıdır.
Bu beş koşulun tamamı sağlandığında, kayıt mahkemede delil olarak kabul edilebilir ve kaydı yapan kişi, kayıt fiilinin kendisinden doğan cezai sorumluluktan kurtulabilir. Koşullardan yalnızca birinin bile sağlanmaması hâlinde, kayıt hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delil olarak değerlendirilir ve kaydı yapan kişi hakkında kovuşturma başlatılabilir.
İki örnek karar, mahkemelerin bu istisnayı dar yorumladığını göstermektedir: Yargıtay 2019/3621 sayılı kararında, bir çalışan, bir işyeri uyuşmazlığının kaydı haklı kıldığını öne sürmesine rağmen gizli bir alana kayıt cihazı yerleştirdiği için mahkûm edilmiştir. Yargıtay 2021/1547 sayılı kararında ise, bir hâkimin masasının altına cihaz yerleştiren kişi mahkûm edilmiş ve hiçbir hedefin statüsünün genel bir istisna yaratmadığı teyit edilmiştir.
Telefon Kaydı ile Yüz Yüze Kayıt Karşılaştırması
Türk hukuku, iletişim araçları üzerinden yapılan kayıtlar ile yüz yüze konuşmaların kayıtları arasında keskin bir ayrım yapmaktadır.
Telefon ve Dijital İletişim
Tüm tarafların rızası olmadan bir telefon görüşmesinin, görüntülü görüşmenin veya dijital mesaj alışverişinin kaydedilmesi, TCK Madde 132 kapsamına girer. Temel ceza 1 ila 3 yıl olup, kayıt yapılması hâlinde 2 ila 6 yıla çıkarılır. Kaydın ifşa edilmesi, ayrıca 2 ila 5 yıllık ceza gerektiren ayrı bir suçlama ekler.
Kalite kontrolü veya eğitim amacıyla telefon görüşmelerini kaydeden işletmelerin, görüşmenin başında arayanı bilgilendirmesi ve rızasını alması gerekir. "Bu görüşme kaydedilebilir" şeklinde önceden kaydedilmiş bir mesajın çalınması, yalnızca arayan kişinin kaydı reddetme seçeneğine sahip olması ve reddetmesi hâlinde kaydın durdurulması koşuluyla bilgilendirme yükümlülüğünü karşılar.
Yüz Yüze Konuşmalar
Yüz yüze yapılan özel konuşmaların rıza olmadan kaydedilmesi, TCK Madde 133 kapsamına girer. Ceza, üçüncü bir kişi tarafından yapılan dinleme veya kayıt için (133/1. fıkra) 2 ila 5 yıl; kendi görüşmesini gizlice kaydeden bir katılımcı için (133/2. fıkra) ise 6 ay ila 2 yıldır. Üçüncü kişi tarafından yapılan dinleme için öngörülen bu daha ağır temel ceza, kanun koyucunun fiziksel alandaki mahremiyetin üçüncü kişilerin gözetiminden daha yüksek düzeyde korunması gerektiği yönündeki görüşünü yansıtmaktadır.
Bir özel toplantı veya konferansın, konuşmacıların rızası olmadan kaydedilmesi, 133/2. fıkra uyarınca 6 ay ila 2 yıl hapis veya adli para cezası gerektirir.
Polis ve Kamu Görevlilerinin Kaydedilmesi
Uzun yıllar boyunca, bir Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesi, vatandaşların ve gazetecilerin polis memurlarının görüntü ve seslerini kaydetmesini yasaklamıştır. Bu durum Ocak 2025'te değişmiştir.
Ocak 2025 Tarihli Danıştay Kararı
Türkiye'nin Danıştay'ı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün kayıt yasağını iptal eden kararını kesinleştirmiştir. Mahkeme, genel yasağı "gereksiz ve orantısız" bulmuş ve bunun "bilgi edinme hakkının özüne dokunduğu" sonucuna varmıştır. Mahkeme, "gazetecilerin polis memurlarının görüntülerini kaydetmesini engellemek için artık hukuki bir dayanak bulunmadığını" belirtmiştir.
Ocak 2025 itibarıyla, vatandaşlar ve gazeteciler resmi kamu görevlerini yerine getiren polis memurlarını kaydedebilir. Anayasal ölçüt geçerliliğini korumaktadır: kayıt hakkına getirilecek her türlü sınırlamanın "demokratik bir toplumun ihtiyaçlarıyla uyumlu" ve amacıyla orantılı olması gerekir. Tüm polis kayıtlarına yönelik genel bir yasak bu ölçütü karşılamamaktadır.
Bu Karar Neyi Değiştirmez
Ocak 2025 tarihli karar, polisin resmi sıfatıyla kamu görevi yürütürken kaydedilmesini ele almaktadır. Herhangi bir bağlamda herkesi kaydetmeye ilişkin genel bir hak yaratmamaktadır. Aşağıdaki durumlar, TCK'nın 132 ila 134. maddelerindeki tüm tarafların rızası kurallarına tabi olmaya devam eder:
-
Bir polis memurunu içeren ancak resmi kamu görevleriyle ilgili olmayan özel konuşmalar.
-
Polis memurunun kişisel (resmi olmayan) bir mahremiyet beklentisine sahip olduğu alanlarda yapılan kayıtlar.
-
Bir memurun kamu otoritesini kullanmasını değil, kişisel hayatını hedef alan kayıtlar.
Ayrıca, TCK'nın 132 ila 136. maddelerini ihlal ederek vatandaşları gizlice kaydeden polis memurları, suçun resmi görevini kötüye kullanan bir kamu görevlisi tarafından işlenmesi nedeniyle 137. madde kapsamındaki ağırlaştırılmış sorumlulukla karşı karşıya kalır.
Adli Amaçlı Telefon Dinleme: CMK Madde 135
Türkiye'de kolluk makamları iletişimi dinleyebilir ve kaydedebilir; ancak bu, yalnızca Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 135. maddesinin öngördüğü sıkı yargısal denetim altında mümkündür.
Hukuka Uygun Dinleme İçin Gerekli Koşullar
Dinlemeye izin veren yazılı kararın bir hâkim tarafından verilmesi gerekir. Soruşturma aşamasında, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı dinlemeye izin verebilir; ancak bu kararın bir hâkim tarafından 24 saat içinde onaylanması gerekir.
Aşağıdaki koşulların tamamının mevcut olması gerekir:
-
Bir suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması.
-
Suçun, CMK'nın 135/8. fıkrasında özel olarak sayılan suçlardan biri olması. Bu liste örgütlü suçları, terörü, uyuşturucu kaçakçılığını ve diğer belirli ağır suçları içermektedir.
-
Gerekli delili elde etmenin başka bir yönteminin bulunmaması veya yetersiz kalması.
Dinleme kararları süreyle sınırlıdır ve sürekli yargısal denetime tabidir. Hâkim, dinlemeyi her zaman sona erdirebilir.
Makamların Erişebileceği Bilgiler
CMK'nın 135. maddesi uyarınca makamlar, telefon görüşmelerinin içeriğini dinleyebilir, internet tabanlı iletişimi izleyebilir ve sinyal bilgilerine (görüşme süresi, taraflar ve zaman damgaları gibi meta veriler) erişebilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), savcıların veya mahkemelerin talebi üzerine teknik erişimi sağlamaktadır.
Kamuya Açık Alanlarda Kayıt
Türk hukuku, kamuya açık alanlarda kayıt yapılmasına yönelik genel bir izin öngörmemektedir. Yargıtay, kamuya açık bir alanın herkes tarafından görülebilir olmasına rağmen, bireylerin bu tür bir alana girmesinin mahremiyet haklarından vazgeçmeleri anlamına gelmediğini belirtmiştir.
Teşhis Edilebilirlik Eşiği
Önemli olan yalnızca kaydın nerede yapıldığı değil, nasıl kullanıldığıdır. Bir şehir caddesinin veya kamuya açık bir etkinlikteki kalabalığın kaydedilmesi, hiçbir kişi teşhis edilebilir şekilde öne çıkarılmadığı sürece genellikle hukuka uygundur. Sorunlar, görüntülerin belirli bir kişiyi özel hayatına müdahale eder, onu alay konusu yapar veya itibarına zarar verir şekilde ayırması hâlinde ortaya çıkar.
Fotoğraf ve Film Çekimi
Bir kişinin fotoğrafı, hem TCK Madde 135 hem de KVKK Madde 3/3 uyarınca kişisel veri olarak kabul edilir. Kamuya açık alanlarda teşhis edilebilir kişilerin rızası olmadan fotoğraflanması veya filme alınması ve ardından bu görüntülerin yayımlanması, 134. maddeyi (özel hayatın gizliliği) ve 136. maddeyi (kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması) ihlal edebilir.
Türkiye'de kamuya açık alanlarda çalışan profesyonel film ekipleri ve fotoğrafçılar, genellikle yerel makamlardan çekim izni almakta ve teşhis edilebilir kişilerden muvafakatname temin etmektedir.
Gizli Gözetleme (Röntgencilik) ve Gizli Kameralar
Gizli gözetleme ve gizli kamera suçları, TCK Madde 134'ün özel hayatın gizliliğinin ihlali çerçevesinde ele alınmakta olup, kayda bağlı ağırlaştırıcı neden bunları Türkiye'de en ağır cezalandırılan kayıt suçları arasına sokmaktadır.
Gizli Kamera Yerleştirilmesi
Bir kişinin makul bir mahremiyet beklentisine sahip olduğu bir alana (ev, otel odası, soyunma odası, tuvalet) o kişinin bilgisi veya rızası olmadan gizli kamera yerleştirilmesi, kayda bağlı ağırlaştırıcı nedenle birlikte TCK Madde 134/1'i gerektirir: 2 ila 6 yıl. Suç, kameranın yerleştirilmesi ve ilk kez kullanılmasıyla tamamlanmış olur; dağıtım şart değildir.
Görüntülerin daha sonra herhangi bir üçüncü kişiyle paylaşılması hâlinde, 134/2. fıkra 2 ila 5 yıllık ayrı bir suçlama daha eklemektedir. Sosyal medyada paylaşım, mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla dağıtım veya herhangi bir platforma yükleme bu kapsamdadır. Görüntülerin medya aracılığıyla yayılması hâlinde, 134/2. fıkra kapsamındaki ceza yarı oranında artırılır.
İntikam Amaçlı Kayıtlar ve Rıza Dışı Mahrem Görüntüler
Türkiye'nin (Mayıs 2026 itibarıyla) müstakil bir "intikam pornografisi" düzenlemesi bulunmamaktadır; ancak 134/1. fıkra (ağırlaştırılmış kayıt), 134/2. fıkra (ifşa) ve 226. madde (müstehcenlik) hükümlerinin birlikte uygulanması, rıza dışı mahrem görüntü suçları için eksiksiz bir cezai çerçeve sunmaktadır. Savcılar, intikam amaçlı kayıt davalarında genellikle her üç hükmü de aynı anda uygulamaktadır.
İş Yerinde Gizli Kameralar
KVKK Kurulu, iş yeri kameralarının çalışanların yüksek düzeyde mahremiyet beklediği alanlara, yani tuvaletlere, soyunma odalarına, mescitlere ve dinlenme alanlarına yerleştirilmemesi gerektiğine özel olarak karar vermiştir. Bu alanların herhangi birine gizli kamera yerleştirilmesi, hem 134. maddeyi hem de KVKK veri koruma yükümlülüklerini aynı anda ihlal eder.
İş Yerinde Kayıt ve Gözetim
Türkiye'deki işverenler iş yerinde gözetim yapabilir; ancak bu izleme hakkı hem Ceza Kanunu hem de KVKK ile sınırlandırılmıştır.
Kapalı Devre Kamera Sistemi (CCTV) ve Görüntülü İzleme
İşverenler, kamera sayısını, konumlarını, gözetim amacını ve veri saklama süresini çalışanlara önceden bildirmelidir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, kameraların çalışanların yüksek düzeyde mahremiyet beklentisine sahip olduğu tuvaletler, soyunma odaları ve mescitler gibi alanları kaydetmemesi gerektiğine hükmetmiştir.
Yalnızca görüntü kaydı, meşru bir güvenlik amacına hizmet ettiği sürece kabul edilebilir. İş yeri kameralarına ses kaydı eklenmesi, çoğu durumda orantılılık ilkesini ihlal eder; çünkü güvenlik amacına genellikle yalnızca görüntüyle de ulaşılabilir.
Çalışan Rızası
Elektronik izleme sistemleri uygulanmadan önce çalışanın açık rızasının alınması gerekir. Rıza, belirli, bilgilendirilmiş ve özgürce verilmiş olmalıdır. İş sözleşmesinin içine gizlenmiş genel bir rıza ifadesi, KVKK gerekliliklerini karşılamaz. Çalışanların, tam olarak neyin, neden ve ne kadar süreyle izlendiğini anlayabilmesi gerekir.
E-posta ve Bilgisayar İzleme
Şirket e-posta hesaplarını veya bilgisayar kullanımını izleyen işverenlerin, çalışanların onayladığı açık ve yazılı bir politikaya sahip olması gerekir. Çalışan bilgilendirilmemiş ve rızası alınmamışsa, şirket cihazlarındaki kişisel iletişimin izlenmesi TCK Madde 132 kapsamına girebilir.
KVKK (6698 Sayılı Kanun): Kayıtlara İlişkin Veri Koruma Kuralları
Türkiye'nin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), yani 6698 sayılı Kanun, 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, ses kayıtları, video görüntüleri ve fotoğraflar dâhil olmak üzere tüm kişisel verilerin nasıl toplanabileceğini, işlenebileceğini, saklanabileceğini ve paylaşılabileceğini düzenlemektedir.
Kişisel Veri Olarak Kayıtlar
KVKK, kişisel veriyi kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlamaktadır. Ses kayıtları, çağrı kayıtları, kapalı devre kamera görüntüleri ve fotoğraflar bu tanımın tam olarak kapsamına girer. Bu tür kayıtları elde eden her kuruluş, bir veri sorumlusu olarak hareket etmekte ve KVKK'nın tüm yükümlülüklerine uymak zorundadır.
İşleme İçin Hukuki Dayanak
Veri sorumlularının kayıt yapmadan önce hukuki bir dayanağa sahip olması gerekir. KVKK, ilgili kişinin açık rızası, bir sözleşmenin ifası, bir hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi, bir hakkın tesisi veya korunması ve veri sorumlusunun meşru menfaati (bu menfaatlerin ilgili kişinin temel haklarını ihlal etmemesi kaydıyla) dâhil olmak üzere çeşitli dayanakları kabul etmektedir.
KVKK Madde 11 Kapsamında İlgili Kişi Hakları
Bireyler, kendilerini içeren kayıtlar dâhil olmak üzere kişisel verileri hakkında belirli haklara sahiptir. Madde 11 uyarınca her ilgili kişi şu haklara sahiptir:
-
Kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme.
-
İşleme amacını ve verilerin bu amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi talep etme.
-
Verilerin aktarıldığı üçüncü kişilerin kimliğini talep etme.
-
Eksik veya yanlış verilerin düzeltilmesini talep etme.
-
İşlemeyi gerektiren sebepler ortadan kalktığında verilerin silinmesini veya yok edilmesini talep etme.
-
Münhasıran otomatik sistemler aracılığıyla yapılan ve kişinin aleyhine bir sonuç doğuran işlemeye itiraz etme.
-
Hukuka aykırı işleme nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep etme.
VERBİS Kaydı
Türkiye'de faaliyet gösteren her veri sorumlusu, kişisel veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi'ne (VERBİS) kaydolmak zorundadır. Kayıt yaptırmamak, yanlış bilgiyle kayıt yaptırmak veya kayıt bilgilerini güncellememek, 2026 yılında 341.809 TL ile 17.092.242 TL arasında değişen para cezalarını doğurmaktadır. Ağustos 2024'te KVKK'nın uygulama faaliyetleri önemli ölçüde yoğunlaşmış; 16.350 kuruluş hakkında inceleme başlatılmış ve yalnızca o ay içinde 503,9 milyon TL'yi aşan ceza uygulanmıştır.
2026 Yılı İdari Para Cezası Tutarları
KVKK'nın 18. maddesi, her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenen idari para cezalarını düzenlemektedir. 2026 yılı için yeniden değerleme oranı, 585 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yüzde 25,49 olarak belirlenmiştir. Güncellenmiş ceza aralıkları şu şekildedir:
-
Kurul kararlarına uymama: 427.263 TL ile 17.092.242 TL
-
Veri güvenliği yükümlülüklerinin ihlali: 256.357 TL ile 17.092.242 TL
-
VERBİS kayıt yükümlülüğünün yerine getirilmemesi: 341.809 TL ile 17.092.242 TL
-
İlgili kişileri aydınlatma yükümlülüğünün ihlali: 85.437 TL ile 1.709.200 TL
Bunlar, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından uygulanan idari para cezalarıdır. Bu cezalar, TCK kapsamındaki cezai yaptırımlara ek olarak uygulanmaktadır.
Sınır Ötesi Veri Aktarımı ve Yeterlilik Statüsü

Türkiye'ye ait kayıt verilerini yurt dışındaki sunucularda saklayan, çağrı kayıtlarını yurt dışındaki iştirakleriyle paylaşan veya kişisel verileri başka bir şekilde Türkiye dışına aktaran her şirket, Türkiye'nin sınır ötesi veri aktarımı kurallarına uymak zorundadır. Bu kurallar 2024 yılında önemli ölçüde değişmiştir.
Temmuz 2024 Tarihli Yönetmelik
Türkiye'nin Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği, 10 Temmuz 2024 tarihinde yayımlanmıştır. Bu yönetmelik, uluslararası veri aktarımlarını kökten yeniden yapılandırmış ve 1 Eylül 2024'te yürürlüğe girmiştir. En önemli değişiklik şudur: kişisel verilerin (kayıtlar dâhil) yabancı ülkelere aktarılması için açık rıza artık tek başına geçerli bir hukuki dayanak değildir.
Eylül 2024'ten önce, şirketler yalnızca ilgili kişinin rızasını alarak verileri uluslararası düzeyde aktarabilirdi. Bu seçenek artık tek başına bir mekanizma olarak mevcut değildir. Şirketlerin artık aşağıdaki onaylı mekanizmalardan birini kullanması gerekmektedir:
-
KVKK Kurulu tarafından verilen yeterlilik kararları. Mayıs 2026 itibarıyla, KVKK Kurulu herhangi bir yabancı ülke için yeterlilik kararı vermemiştir; bu da hiçbir ülkenin resmi olarak yeterli koruma sağladığının kabul edilmediği anlamına gelmektedir.
-
Standart Sözleşme Hükümleri (SCC). Şirketler, KVKK tarafından yayımlanan SCC formunu hiçbir değişiklik yapmadan, aynen kullanabilir. Türkçe metin, herhangi bir yabancı dildeki çeviriye üstün tutulur. Şirketin, bir SCC sözleşmesini imzaladıktan sonraki beş iş günü içinde KVKK Kurumu'na bildirimde bulunması gerekir.
-
Çok uluslu kuruluşlar bünyesindeki grup içi aktarımlar için KVKK Kurulu tarafından onaylanan Bağlayıcı Şirket Kuralları (BCR).
-
KVKK Kurulu tarafından her bir vakaya özgü olarak onaylanan yazılı taahhütnameler.
Türkiye ve AB Yeterlilik Çerçevesi
Türkiye, Avrupa Birliği'nin yeterlilik listesinde yer almamaktadır. Kişisel verileri Türkiye'ye aktaran AB şirketlerinin, SCC veya BCR kullanması ve GDPR Madde 46 gerekliliklerine uyması gerekir. AB'den veri alan Türk şirketleri, aktarım anında GDPR ile bağlıdır; veri Türkiye'nin yargı yetkisine girdikten sonra ise işlenmesi KVKK'ya tabidir.
Türkiye Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yayımlanan 2025 tarihli KVKK Sınır Ötesi Veri Aktarımı Rehberi, doğru hukuki dayanağın seçilmesine ilişkin hiyerarşik değerlendirme yöntemine dair daha fazla ayrıntı sunmaktadır. Rehber ayrıca "veri aktarımları" (yapılandırılmış, süregelen akışlar) ile yabancı taraflara yapılan "doğrudan ifşalar" (tek seferlik, arızi) arasında ayrım yapmaktadır.
Müşteri görüşmelerini kaydeden veya kapalı devre kamera sistemi işleten ve bu görüntüleri Türkiye dışındaki bulut altyapısında saklayan şirketler için pratik sonuç açıktır: bu hizmetler, ya bulut sağlayıcısıyla yürürlükte olan onaylı bir SCC gerektirir ya da bulut sağlayıcısının, KVKK Kurulu'nun ileride yeterlilik kararı vereceği bir ülkede bulunması gerekir.
Derin Sahte (Deepfake) ve Yapay Zekâ Tarafından Üretilen Kayıtlar
Türk hukuku, yapay zekâ tarafından üretilen içeriği iki düzeyde ele almaktadır: derin sahte içeriklere uygulanabilecek mevcut ceza kanunu hükümleri aracılığıyla ve özel olarak yapay zekâ tarafından üretilen materyali hedef alan, henüz kanunlaşmamış bir mevzuat aracılığıyla.
TCK Madde 217/A: 2022 Tarihli Dezenformasyon Kanunu
217/A maddesi, Ekim 2022'de kabul edilen 7418 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'na eklenmiştir. Bu madde, belirli bir davranışı hedef almaktadır: ülkenin iç veya dış güvenliği, kamu düzeni veya kamu sağlığı hakkında gerçeğe aykırı bilgiyi, halk arasında kaygı, korku veya panik yaratmak amacıyla ve kamu barışını bozabilecek şekilde alenen yaymak.
Ceza, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun, failin gerçek kimliğinin gizlenmesi suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
217/A maddesi, genellikle Türkiye'nin "dezenformasyon kanunu" olarak adlandırılan hükümdür. Bir kişinin, kamuoyunda panik yaratmak amacıyla kamusal olayları yanlış şekilde yansıtan yapay zekâ üretimi bir videoyu oluşturup yayması ölçüsünde derin sahte içeriklerle ilgilidir. Bu bir kayıt rızası hükmü değildir; derin sahte içeriklerin oluşturulmasını veya özel olarak paylaşılmasını kapsamaz, yalnızca güvenlik, kamu düzeni veya kamu sağlığı bağlamında alenen yayılmasını kapsar.
Derin Sahte İçeriklere Uygulanan Mevcut TCK Hükümleri
Özel bir yapay zekâ mevzuatı kabul edilmeden önce, mevcut TCK maddeleri derin sahte içeriklerin zararlı kullanımlarına zaten uygulanmaktadır:
-
Teşhis edilebilir bir kişiyi cinsel içerikli veya başka bir şekilde özel bir senaryoya yerleştiren ve rıza olmadan oluşturulup dağıtılan bir derin sahte video, TCK Madde 134'ü (özel hayatın gizliliğinin ihlali) ve Madde 136'yı (kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması) gerektirir; bu iki hükmün birleşiminden doğabilecek ceza 2 ila 6 yıl arasındadır.
-
Bir iş iletişiminde birini taklit etmek amacıyla derin sahte bir ses kaydı kullanılması, kişisel ses izi verisi söz konusu olduğunda dolandırıcılık hükümlerini ve Madde 136'yı gündeme getirir.
-
Meslektaşları şantaj veya gasp amacıyla hedef almak için kullanılan iş yeri derin sahte içerikleri, TCK'nın gasp hükümlerini 134. madde ile birlikte gündeme getirir.
Beklemedeki Yapay Zekâ/Derin Sahte Tasarısı (Henüz Kanunlaşmadı)
Yapay Zekâ Konusunda Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (Esas No. 2/3358), 7 Kasım 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmuş ve komisyona havale edilmiştir. Mayıs 2026 itibarıyla tasarı henüz kanunlaşmamıştır. Başlıca önerileri şunlardır:
-
Yapay zekâ tarafından üretilen tüm görsel-işitsel içeriklerin, açık ve kalıcı bir "Yapay Zekâ Tarafından Üretilmiştir" ibaresiyle zorunlu olarak etiketlenmesi.
-
Yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin kişilik haklarını ihlal ettiği veya kamu düzenini tehdit ettiği gerekçesiyle bildirilmesi hâlinde, makamların içeriğin kaldırılmasına ilişkin karar vermesi için altı saatlik bir süre öngörülmesi.
-
BTK'ye (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu), özellikle yapay zekâ tarafından üretilen içerik ihlalleri için acil erişim engelleme yetkisi verilmesi.
-
Etiketleme yükümlülüğüne uyulmaması veya sistematik ihlaller için 500.000 TL ile 5.000.000 TL arasında idari para cezası öngörülmesi.
-
Yapay zekâ sistemleri suç işlenmesini kolaylaştıran geliştiriciler için cezaların yarı oranında artırılması.
Bu tasarı kanunlaşana kadar, müstakil bir Türk derin sahte kanunu bulunmamaktadır. Hukuk uygulayıcıları ve etkilenen kişiler, yukarıda açıklanan mevcut TCK özel hayat, dolandırıcılık ve kişisel veri çerçevesine dayanmaktadır.
İşletme Uyumluluğu: Müşteri ve Çalışanların Kaydedilmesi
Türkiye'de faaliyet gösteren ve telefon görüşmelerini, görüntülü konferansları veya yüz yüze etkileşimleri kaydeden şirketlerin, hem TCK'yı hem de KVKK'yı aynı anda gözetmesi gerekir.
Çağrı Merkezi ve Müşteri Hizmetleri Kaydı
İşletmenin, herhangi bir müşteri etkileşimini kaydetmeden önce şunları yapması gerekir:
-
Görüşmenin başında müşteriyi kaydın yapılacağı konusunda bilgilendirmek.
-
Kaydın belirli amacını belirtmek (kalite kontrolü, eğitim, uyuşmazlık çözümü veya hukuki uyumluluk).
-
Müşteriye kaydı reddetme seçeneği tanımak. Müşteri itiraz ederse, görüşmenin kayıt yapılmadan devam etmesi gerekir.
-
Kayıtları güvenli bir şekilde saklamak ve belirtilen amaç gerçekleştiğinde silmek.
-
VERBİS'e veri sorumlusu olarak kaydolmak.
Bir görüşmenin "kalite amacıyla kaydedilebileceğini" duyuran önceden kaydedilmiş mesajlar, KVKK rıza gerekliliklerini otomatik olarak karşılamaz. Bilgilendirmenin somut olması ve rızanın özgürce verilmiş olması gerekir.
Saklama Süreleri ve Silme
KVKK, çağrı kayıtları için evrensel bir saklama süresi öngörmemektedir. Uygun saklama süresi, kaydın amacına bağlıdır. Kalite kontrolü amacıyla yapılan kayıtlar için sektör standardı uygulama 30 ila 90 gündür; sözleşmeye dayalı uyuşmazlıkların belgelenmesi amacıyla ise, kayıtların ilgili sözleşmenin zamanaşımı süresi boyunca saklanması savunulabilir bir uygulamadır. Belirtilen amaç sona erdiğinde, 138. madde silme yükümlülüğü getirir. Kayıtları öngörülen sürede silmeyen şirketler, hem KVKK idari para cezalarıyla hem de olası 138. madde cezai sorumluluğuyla karşı karşıya kalır.
İlgili Kişi Erişim Taleplerinin Karşılanması
Bir müşteri veya çalışan, kendisine ait kayıt verileri hakkında KVKK Madde 11 kapsamında bir erişim talebinde bulunduğunda, şirketin 30 gün içinde yanıt vermesi gerekir. Yanıt, kayıtların mevcut olup olmadığını teyit etmeli, işlenme amacını açıklamalı ve ilgili kişiye silme talebinde bulunma hakkı hakkında bilgi vermelidir. Belirtilen amaç gerçekleşmişse, silme işleminin ardından gelmesi gerekir.
İç Kayıt Politikaları
Şirketlerin, aşağıdaki hususları kapsayan yazılı bir kayıt ve gözetim politikası bulundurması gerekir:
-
Hangi iletişimlerin veya alanların kayda tabi olduğu.
-
Her kayıt türü için dayanılan hukuki temel.
-
Kayıtların ne kadar süreyle saklandığı.
-
Kayıtlara kimin erişebildiği.
-
Çalışanların veya müşterilerin ilgili kişi haklarını (erişim, düzeltme, silme) nasıl kullanabileceği.
Cezalara Genel Bakış
Aşağıdaki tabloda, Türkiye'deki kayıt suçlarına ilişkin başlıca cezai yaptırımlar özetlenmektedir:
| Suç | TCK Maddesi | Hapis Cezası |
|---|---|---|
| Haberleşmenin gizliliğini ihlal | 132/1 | 1 ila 3 yıl |
| Haberleşme içeriğinin kaydedilmesi | 132/1 (nitelikli) | 2 ila 6 yıl |
| Haberleşme içeriğinin ifşası | 132/3 | 2 ila 5 yıl |
| Özel konuşmaların dinlenmesi veya kaydedilmesi (üçüncü kişi) | 133/1 | 2 ila 5 yıl |
| Katılımcının kendi görüşmesini gizlice kaydetmesi | 133/2 | 6 ay ila 2 yıl |
| Özel bir toplantının rıza olmadan kaydedilmesi | 133/2 | 6 ay ila 2 yıl |
| Özel konuşma kayıtlarının dağıtılması | 133/3 | 2 ila 5 yıl + 4.000 güne kadar adli para cezası |
| Özel hayatın gizliliğinin ihlali | 134/1 | 1 ila 3 yıl |
| Kayıt yoluyla özel hayatın gizliliğinin ihlali | 134/1 (nitelikli) | 2 ila 6 yıl |
| Özel görüntü veya seslerin ifşası | 134/2 | 2 ila 5 yıl |
| Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi | 135 | 1 ila 3 yıl |
| Kişisel verilerin hukuka aykırı aktarılması veya ele geçirilmesi | 136 | 2 ila 4 yıl |
| Nitelikli hâl (kamu görevlisi / örgütsel araçlar) | 137 | Temel ceza + %50 |
| Kanunen gerektiğinde verileri yok etmeme | 138 | Ayrı suç |
| Gerçeğe aykırı bilginin alenen yayılması (dezenformasyon) | 217/A | 1 ila 3 yıl |
Anayasal Güvenceler
1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, kanuni çerçeveyi güçlendirmektedir. 20. madde, özel hayatın gizliliği hakkını güvence altına almakta ve hukuka aykırı müdahaleyi yasaklamaktadır. 22. madde ise haberleşmenin gizliliğini korumakta ve kanunla belirlenen istisnalar ile hâkim kararı dışında her türlü dinleme veya kayıt işlemini yasaklamaktadır.
Bu anayasal hükümler doğrudan hukuki bağlayıcılığa sahiptir. Mahkemeler, kayıt suçlarına ilişkin karar verirken 20. ve 22. maddeleri ilgili TCK hükümleriyle birlikte düzenli olarak zikretmektedir. Anayasa Mahkemesi, çeşitli bireysel başvuru kararlarında mahremiyet ihlallerini ele almış ve anayasal korumanın dijital olarak iletilen haberleşmeye ve bireylerin makul bir mahremiyet beklentisine sahip olduğu bağlamlarda yapılan kayıtlara da uzandığını teyit etmiştir.
Bu sayfadaki bilgiler, Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye'nin kayıt yasalarına ilişkin genel hukuki bilgi niteliğindedir. Hukuki tavsiye teşkil etmez. Yasalar değişebilir. Kendi özel durumunuza ilişkin tavsiye için Türkiye'de ruhsatlı bir avukata danışınız.
Frequently Asked Questions
Türkiye'de kendi telefon görüşmemi karşı tarafa haber vermeden kaydedebilir miyim?
Hayır. Türkiye, tüm tarafların rızasını arayan bir ülkedir. Bir telefon görüşmesini tüm katılımcıların bilgisi ve rızası olmadan kaydetmek TCK Madde 132'yi ihlal eder ve bir kayıt cihazı kullanıldığında 2 ila 6 yıl hapis cezasıyla sonuçlanabilir. Türk mahkemelerinin tanıdığı tek istisna, size karşı işlenmekte olan aktif bir suçu (tehdit veya şantaj gibi) belgelemeniz ve başka hiçbir ispat aracının bulunmaması durumudur.
Türkiye'de yüz yüze bir konuşmayı gizlice kaydedersem ne olur?
Yüz yüze yapılan özel bir konuşmayı tüm tarafların rızası olmadan gizlice kaydetmek TCK Madde 133/1'i ihlal eder ve üçüncü bir kişi tarafından yapılan gizli dinlemede 2 ila 5 yıl hapis cezası gerektirir. Konuşmanın tarafı iseniz ve diğer tarafların bilgisi olmadan kaydediyorsanız, bunun yerine 6 ay ila 2 yıl hapis veya adli para cezası gerektiren TCK Madde 133/2 uygulanır. Kaydı daha sonra paylaşır veya dağıtırsanız, 2 ila 5 yıl hapis cezası ile birlikte 4.000 güne kadar idari para cezası gerektiren 133/3. fıkra kapsamında ek bir suçlamayla karşı karşıya kalırsınız.
Gizlice yapılan kayıtlar Türk mahkemelerinde delil olarak kabul edilir mi?
Genel olarak hayır. Türk hukuku, hukuka aykırı olarak elde edilen kayıtları delil olarak kabul edilemez saymaktadır. Ancak Yargıtay, dar kapsamlı bir istisna oluşturmuştur: kaydı yapan kişiye karşı devam eden bir suçu belgelemek amacıyla yapılan, durumun aniden ortaya çıktığı, başka bir ispat aracının bulunmadığı ve kaydın kamuya açık olarak paylaşılmadığı kayıtlar kabul edilebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de Temmuz 2025'te, dijital mesajların ve kayıtların hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve esası itibarıyla tartışmasız olmaları hâlinde hükme esas alınabileceğini teyit etmiştir. Her dava kendi somut olgularına göre değerlendirilir.
Türkiye'deki işletmelerin müşteri görüşmelerini kaydetmeden önce rıza alması gerekir mi?
Evet. İşletmelerin, kayıt başlamadan önce müşterileri bilgilendirmesi, belirli amacı açıklaması ve müşterilere reddetme seçeneği tanıması gerekir. KVKK (6698 sayılı Kanun) uyarınca ses kayıtları kişisel veri niteliğindedir ve geçerli bir hukuki dayanak olmadan işlenmesi, 2026 yılında 17.092.242 TL'ye kadar idari para cezasını tetikleyebilir. Şirketlerin ayrıca ulusal veri sorumluları siciline (VERBİS) kaydolması ve belirtilen amaç gerçekleştiğinde kayıtları silmesi gerekir.
Türkiye'de işverenim iş yerimde gizli kamera kurabilir veya ses kaydı yapabilir mi?
İşverenler, çalışanları kameraların konumları ve amacı hakkında bilgilendirdikten sonra ortak çalışma alanlarında görünür güvenlik kameraları kullanabilir. Gizli kameralara izin verilmemektedir. İş yerinde ses kaydı, güvenlik amaçlarına genellikle yalnızca görüntüyle ulaşılabildiği için orantılılık ilkesi gereğince genel olarak yasaktır. Kameralar hiçbir zaman tuvaletlere, soyunma odalarına veya diğer özel alanlara yerleştirilemez. İhlaller, işvereni hem TCK cezai yaptırımlarına hem de KVKK idari para cezalarına maruz bırakır.
Türkiye'de bir polis memurunu kaydedebilir miyim?
Ocak 2025 itibarıyla evet. Türkiye'nin Danıştay'ı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün polisin kaydedilmesine ilişkin genel yasağını iptal eden kararını kesinleştirmiştir. Mahkeme, yasağı 'gereksiz ve orantısız' bularak bilgi edinme hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. Resmi kamu görevlerini yerine getiren polis memurlarını kaydedebilirsiniz. Bu durum, bir polis memurunun resmi sıfatı dışında yaptığı özel konuşmaların kaydedilmesini kapsamaz; bu tür durumlarda TCK'nın 132-133. maddelerindeki tüm tarafların rızası kuralları geçerliliğini korur.
Türkiye'de bir katılımcının kendi görüşmesini gizlice kaydetmesi hukuka uygun mudur?
Hayır; ancak bu, üçüncü kişi tarafından yapılan gizli dinlemeye göre daha hafif bir suç olarak değerlendirilir. TCK Madde 133/2, diğer tarafların bilgisi olmadan kendi görüşmesini kaydeden katılımcıları kapsar. Ceza, katılımcı olmayan bir kişinin gizlice kayıt yapması hâlindeki 2 ila 5 yıllık sorumluluğa kıyasla, 6 ay ila 2 yıl hapis veya adli para cezasıdır. Katılımcı kaydı daha sonra paylaşırsa, 2 ila 5 yıllık sorumluluk ile birlikte idari para cezalarını da içeren 133/3. fıkra uygulanır.
Türkiye'nin derin sahte (deepfake) veya yapay zekâ kayıt yasaları var mı?
Henüz müstakil bir derin sahte kanunu bulunmamaktadır. TCK Madde 217/A (2022 tarihli Dezenformasyon Kanunu), kamuoyunda panik yaratmayı amaçlayan gerçeğe aykırı bilginin alenen yayılmasını kapsamakta olup bazı yapay zekâ tarafından üretilen içeriklere uygulanabilir. Mevcut TCK Madde 134 ve 136 da rıza dışı derin sahte mahrem görüntüleri kapsamaktadır. Zorunlu etiketleme ve altı saatlik içerik kaldırma imkânı getirecek özel bir yapay zekâ/derin sahte tasarısı (Kasım 2025'te Büyük Millet Meclisi'ne sunulmuştur), Mayıs 2026 itibarıyla komisyon incelemesindedir ve henüz kanunlaşmamıştır.
Türk şirketleri müşteri görüşme kayıtlarını yurt dışındaki sunuculara aktarabilir mi?
Evet, ancak yalnızca rıza yoluyla değil. 1 Eylül 2024'ten itibaren, açık rıza, KVKK kapsamında uluslararası veri aktarımları için tek başına geçerli bir dayanak olmaktan çıkmıştır. Şirketlerin, KVKK tarafından yayımlanan formda standart sözleşme hükümlerini (SCC), bağlayıcı şirket kurallarını veya KVKK Kurulu'nun bir yeterlilik kararını kullanması gerekir. Mayıs 2026 itibarıyla KVKK Kurulu, herhangi bir ülke için yeterlilik kararı vermemiştir. Türkiye'nin kendisi de AB yeterlilik listesinde yer almamaktadır.
Sources and References
- Türk Ceza Kanunu (TCK), 5237 Sayılı Kanun, Madde 132-138(mevzuat.gov.tr).gov
- Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), 6698 Sayılı Kanun(kvkk.gov.tr).gov
- Türk Ceza Kanunu (İngilizce Çeviri), WIPO Lex(wipo.int).gov
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Madde 20 ve 22(mevzuat.gov.tr).gov
- Türk Ceza Kanunu Tam Metni (PDF)(mevzuat.gov.tr).gov
- KVKK Kurul Kararı 2023/1548: Rıza Olmadan Ses Kaydı(kvkk.gov.tr).gov
- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), 5271 Sayılı Kanun, Madde 135(mevzuat.gov.tr).gov
- 2026 Yılı KVKK İdari Para Cezası Tutarları(cottgroup.com)
- Venedik Komisyonu: Türkiye Ceza Kanunu(venice.coe.int).gov
- Türk Veri Koruma Hukukunda İş Yerinde Video Kaydı(iuslaboris.com)
- Danıştay: Türkiye'de Polisin Kaydedilmesine İlişkin Yasağı Kaldıran Karar (Ocak 2025)(duvarenglish.com)
- Kongre Kütüphanesi: Türkiye Parlamentosu Dezenformasyon Kanunu'nu Kabul Etti, Kasım 2022(loc.gov).gov
- KVKK Sınır Ötesi Veri Aktarımı Yönetmeliği, Temmuz 2024(kvkk.gov.tr).gov